Basına ve Kamuoyuna
Biz savcı değiliz, yargıç değiliz, bakan değiliz, devlet değiliz. Biz, vicdan ve adalet duygusuna sahip yurttaşlarız.
Ceylan’ın parçalanarak öldüğü 28 Eylül’den bu yana, devletin, hükümetin, adaletin yaptıklarını ve yapmadıklarını ibret ve dehşet içinde izliyoruz.
Bilirkişi raporlarını okuduk. Yapılan açıklamaları izledik.
Sonra kalktık, savcının gitmeye korktuğu Lice’ye gittik, Ceylan’ın mezarının bulunduğu Yayla köyüne gidip, Ceylan’ın ailesini ve olayın yakın tanıklarını dinledik.
Şimdi, Ceylan’ın soran gözlerinin, ailenin yakın tanıklığının, devletin yaptıklarının ve yapmadıklarının yükü bizlerin de omuzlarında.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ.
“Can güvenliğim yok” gerekçesiyle olay yerine gitmeyen; otopsinin bilgisiz kişiler tarafından karakolda yapılmasına izin veren; gitmediği yerden delil getirmeleri için Ceylan’ın ailesine talimat veren; "Ceylan’ın kanının aktığı yerden yeteri kadar toprak getirmediler" diye, "etlerin asılı kaldığı dallardan koparıp getirmediler" diye aileyi azarlayan; küfür, tehdit ve hakaret eden, günlerce dava dosyasını avukatlardan gizleyen, en önemli delile el koymayan savcı hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
Sadece savcı değil, gerekli soruşturmayı vaktinde başlatmayan, konuyla ilgili kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapmayan İçişleri Bakanlığı ve Genel Kurmay yetkilileri hakkında da suç duyurusunda bulunmak üzere 23 Ekim 2009 Cuma (YARIN), saat 11.30’da Sultanahmet Adliyesinde olacağız.
Siz de orada olun.
Ceylan devlete bakıyor.
Ceylan, dünyamıza bakıyor; bu dünyanın vicdanına ve adaletine bakıyor...
Ceylan’ın gözleri bütün bunların karşısında bir başına kalmasın.
Ceylan hepimize bakıyor.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
